DÜnya Gazetesi, Küresel Bakış, 4 Nisan 2011

Güçlü örgütlerin tartışma konusu olmaktan kaçınması zordur. Anayasa raporunu açıkladıktan sonra TÜSİAD’a bazı eleştiriler geldi. Bir süre sonra, TÜSİAD raporun derneğin görüşlerin yansıtmadığını söyleyerek geri adım attı. Bu kez hem derneğin hem Türk iş dünyasının duayenlerinden İshak Alaton’un tepkisiyle karşılaştı.

Bir sürecin bu şekilde yanlış yönetilmesinden TÜSİAD ve diğer benzer derneklere hangi dersler çıkar? Benim gördüklerim aşağıda.

· Ticari dernekseniz ticarete siyasi dernekseniz siyasete yoğunlaşın. Daha etkili olursunuz. Her ikisiyle de uğraşacaksanız bu işi ayrı çatılar altında yapın. Örneğin, siyasi konuları “TÜSİAD Enstitüsü” adlı TÜSİAD’dan en azından yarı bağımsız bir yapı altında tartışın.

· Her halükarda ticari konular ana iştigal sahanızsa bu konularda teknik açıdan güçlü ve yol gösterici görüşler oluşturun. Görüşlerinizde tutarlı, bütüncül ve ısrarcı olun. Ancak dinamik olarak bu görüşlerinizi revize etmekten çekinmeyin. Bazı örnekler vereyim:

– TÜSİAD sanayi politikaları konusunda ne düşünüyor, ne öneriyor? Geçmişte bazı çalışmalar yapıldığını biliyorum ancak güçlü ve iyi duyurulmuş görüş oluşturabildi mi dernek?

– Kümelenme politikaları konusunda?

– Kur ve kur politikası konusunda?

– Katma değerli ürünlere, markalaşmaya nasıl geçeceğimiz konusunda?

– Yeni finansal/ekonomik mimari ve Türkiye’nin buradaki yeri konusunda?

– Türkiye’nin bölgesindeki ekonomik konumu ve rolü konusunda?

· Danışman kullanın ancak danışman ağzıyla asla konuşmayın. Konuşmalarınızda ders kitaplarından alınmış görünümü veren paragraflar kullanmayın. Danışmanlarınızı sadece akademiden değil gerçek dünyanın içine girmişlerin arasından da seçin.

· Siyasi ve ekonomik konularda ses sahibi olmak istiyorsanız, bunu sadece ekonomik gücünüzle değil oluşturduğunuz fikirlerin gücüyle yapın. Bunun için, gerçek dünyanın yani milyonlarca KOBİ’nin, esnafın, işçinin arasına girin. Neler düşündüklerini anlayın. Anadolu’ya gidin ve buralarda eski yöneticilerimizin yaptığı gibi tenis kulüpleri ve beş yıldızlı otellerde, alışveriş merkezlerinde zaman geçirmek yerine bu kesimlerin içinde olun.

· Danışmanlarınızın hazırladığı raporlar ancak hazırlayan danışmanlar kadar iyi olabilir. Sosyal, siyasi, ya da ekonomik bir konuyu farklı danışmana inceletirseniz tabii olarak farklı görüş bildirecektir. Dolayısıyla, danışmanınızı seçtiğiniz anda çıkacak önerinin çizigisini belirlemiş olursunuz.

· Bu sınırlamaları ortadan kaldırmanın yolu vardır. Bir tanesi şudur: danışmanlarınıza yaptırdığınız çalışmaları “çalışma”/”tartışma” metni olarak hazırlatın. Çıkan metnini gerekirse kamuoyuna açıklamayın bile. Sadece kendi içinizde tartışın. Kamuoyuna açıklayacaksanız da önce aranızda tartışın, olgunaştırın, mümkünse kendi görüşünüz haline getirin.

· Kendi görüşünüz haline getirdiğiniz bir metni sonuna kadar savunun.

TÜSİAD Türkiye açısından güçlü ve gerekli bir örgüt. Ancak, çalışma usullerini gözden geçirmersi ve bir yeniden yapılanmadan geçmesi gerekiyor.