15.09.2014, Murat Yülek, Dünya

İstanbul Finans Zirvesi, 15-16 Eylül’de beşinci kez toplanıyor. Bu senenin ana teması “Yenilikçi Finans.” 2007-2008 yıllarından beri dünya ekonomisinin canına okuyan finansl krizin fazla yenilikçi ürünlerden ortaya çıktığı düşünülürse iddialı ve riskli bir ana tema. Ancak, finansta yenilik olmadan eski sorunlarımıza da çözüm bulamayacağımız açık.

Mesele, finansal piyasaları reel ekonomiye daha iyi destek verecek hale getirmek. Bu da ‘faydalı’ yenilikçilik ve boğucu olmayan, akıllı düzenlemelerle gerçekleşebilir.

Faydalı finansal yenilikçilik nedir? Türkiye’yi ve onun gibi gelişmekte olan ekonomileri düşünelim. Ekonomik gelişmeyi yavaşlatan ana sorunların (altyapıyı hızla geliştirme ihtiyacı, kobiler, müteşebbisler ve mucitlerin finansmana erişimi, öğrencilerin ve öğrenmenin finansmanı vs) altında proje eksikliği ya da tembelliği değil finansmana erişim yatıyor.

Klasik ekonomi ders kitaplarında finans sektörü, tasarruf edenlerle (yani halk ve şirketler) yatırım yapacaklar arasındaki köprü olarak tanımlanır. Türkiye gibi ülkelerde finans kesimi büyük ölçüde bankacılık kesiminden oluşuyor. Dolayısıyla, bankalar (ve diğer küçük finans kuruluşları) toplumun tasarruflarının hangi yatırımlara dönüşeceğine karar veren yapılar. Bu, bana göre ‘sosyal bir görevdir.’

Finans kesiminiz ne kadar gelişmiş ise toplumca yapılan tasarruflar o kadar ‘doğru’ yerlere gider. Bir başka deyişle, halkın tasarruflarının AVM inşaatına mı, elektrik hafıza yongaları üreten fabrikalara mı gideceğine sizin adınıza bankalar karar verir. Tabi, (bir başka yazının konusu olarak) bankalardan finansman talebinde bulunan yatırım yapanlar / müteşebbisler arasında çok büyük kısmı bankalara AVM ya da konut projesi sunuyorsa bankaların da yapacağı fazla bir şey kalmıyor olabilir.
Gelişmiş ekonomiler de bir taraftan 2007-2008 krizinin tekrarlanmasını engelleyecek düzenlemelerle uğraşırken diğer taraftan yeni finansal araç ve piyasalar oluşturmaya çalışıyor. Örneğin Amerika’da Obama yönetimi 2012 yılında ‘Jumpstart our Business Startups’ kanununu imzaladı. Kanun kademe kademe devreye giriyor. Bu kanun hakkında tartışma sürüyor ama, zaman içinde finans piyasalarında bence bir devrimi ortaya çıkartabilir. Zira, küçük / akıllı müteşebbis ile yatırımcı / tasarrufçuyu doğrudan karşı karşıya getiriyor. Girişimciyi desteklemek bankalar tarafından da yapılabilir. Avrupa’da, ipotek kapasitesi olmayan girişimcinin finansmana erişimi kolaylaştırılmaya çalışılıyor. Türkiye’de TEB’in girişim bankacılığı uygulamaları bunun Türkiye örneğini oluşturuyor.
IFS’de bu yıl yenilikçi finans ana temasının altında, kalkınma ve altyapı finansmanından bizim ‘imece finansmanı’ dediğimiz crowd financing’e kadar ana başlıklar yerli ve yabancı konuşmacılar tarafından tartışılacak. Finans merkezleri, para politikaları ve sermaye piyasaları oturumu da yenilikçi finansmanı temel alacak. Konuşmacılar arasında, merkez bankası başkan ve başkan yardımcıları, Kfw ve BIS, Khazanah, Frankfurt Finance gibi finans sektörünün geniş bir kesiti yer alacak. Geçen senelerde olduğu gibi, bankacılar, şirketler dışında öğrenciler de katılımcılar arasında.