Murat Yülek, 15.08.2016, Dünya

Darbe girişiminin başarıya ulaşamaması Türkiye’yi kurtardı. Halkın gösterdiği fedakarlık ve yöneticilerin gösterdiği dirayet bunun ana sebebi oldu. Buna muhalafet partilerinin dirayeti, basın ve ordumuzun içindeki sağlıklı çoğunluğu da eklenince, bir darbe girişimi hem Türkiye ve hem de belki de dünya tarihinde ilk defa püskürtüldü. Daha önemlisi, ortaya partiler arası işbirliği ve mutabakat ortamı çıktı. Bu ortam son derece değerli. Türkiye’nin ileri dönük atılımlarını yenilemesi için sağlıklı bir zemin oluşturuyor.

Beni düşündüren konu, Binali Yıldırım Hükümeti’nin göreve gelmesinin hemen başlarında ortaya çıkan bu olumsuz ve ardından olumlu gelişmeleri ne ölçüde Türkiye olarak yeni bir ‘ekonomik hikayenin’ başlangıcı yapabileceğimiz.

Önceki haftalarda da üzerinde durduk; ekonomik açıdan risklerimiz büyük ve önce bunların hafifletilmesi gerekiyor. Neydi onlar? Bir not kırımı tehlikesi, finansal piyasalarda dalgalanma ve ekonomik yavaşlama.

Buna karşılık, Türk ekonomisi uluslararası parasal konjonktürün de desteğiyle bir ‘stres’ testinden dahaşu ana kadar başarıyla çıktı. Direnç gücünü ve güçlü temellerini gösterdi. Bu bile, Türkiye’nin ‘olay risklerine’ olan direncini gösteriyor ve not düşmemesini gerektiren başlı başına bir sebep.

Geçen haftalarda önemle altını çizdiğimiz; kurun 2,90-2,95 bandına çekilmesi ihtiyacı da geçen hafta ortasından itibaren gerçekleşti. Düşünün, geçmişinde darbekolik olarak bilinen olan bir ülkede yeni yeni bir darbe girişimi yaşanıyor ve tüm göstergeler kısa zamanda eski düzeylerine yakınsıyor (borsanın da yakın zamanda 15 Temmuz seviyelerine dönmesi beklenmeli). Önümüzdeki dönemde, en önemli  makroekonomik çıpamız olan bütçe dengelerinde muhafazakarlık devam ederse bu stress testini de tamamen başarıyla geçmiş olacak Türkiye.

Daha önemlisi ise orta vade. Şu anda alınan önlemler haklı olarak daha çok kısa vadeyi ilgilendiriyor ve KOBİ’lere vergi indirimleri gibi ilave yapılması gereken şeyler de var. Konut kredi faizlerinin indirilmesi bağlantıları güçlü bir sektör olan inşaat eliyle bir büyüme etkisi yapar. Ancak bu etki sektörel yaygınlık açısından ve miktar olarak herşeye ragmen sınırlı kalır. TCMB, BDDK, SPK gibi kurumlarımızın da aldığı tedbirler olumlu ancak onların da orta ve uzun vadeli etkileri sınırlı.

Orta ve uzun vadeyi ilgilendiren en önemli tedbir Varlık Fonu. Önceden de çeşitli vesilelerle önerilmiş olan böyle bir fon altyapı eksiğinin tamamlanması, sermaye piyasalarındaki dalgalanmaların hafifletilmesi vs gibi açılarda çok önemli. Ancak asıl önemli olan Türkiye’nin sanayi kesiminin güçlenmesinde nasıl bir rol oynacağı.

Lafı uzatmayalım. Bizce, Yıldırım Hükümeti’nin orta ve uzun vade için ele alması gereken en önemli konu sanayi kesiminin güçlendirilmesi, sınai rekabet gücünün artırılması ve iş ortamının iyileştirilmesi. Basit bir rakam verelim. Türkiye dünyanın en büyük sanayi üreticilerinden. Ancak, Türkiye’de kişi başına üretilen sınai katma değer İsviçre’nin yaklaşık onda biri; Almanya’nın ise altı biri seviyesinde.

Hükümet’in bu alanda hızla yapabileceği bazı şeyler var: teşvik sisteminin gözden geçirilmesi, bu köşede daha önce yazılan perakende şirketlere cirolarının yüzde 25’ini KOBİ’lerden aldıkları ürünlerle yapma zorunluluğu ve Türkiye Kalkınma Bankası’nın sermayesinin en az 15 milyar TL seviyesine çıkartılması ve aktif hale getirilmesi. Unutmayalım, sanayi kesimi de ‘bağlantıları’ yaygın bir sektör. Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir girdi-çıktı çalışması, imalat sanayinde bir dolarlık nihai talep artışının diğer sektörlerde 1,3 dolarlık üretim artışı getirdiğini gösteriyor. İnşaat sektörü için aynı rakam 0,86 dolar. Yani, imalat sanayinin desteklenmesi hem acil büyüme ve istihdam etkisi hem de kalıcı üretim, istihdam ve ihracat etkisi açısından en önemli sektör.

Bunlara enerji alanında yerli üretim (özellikle jeneratörler, PV hücreler ve rüzgar santralleri) ve mini güneş enerjisi yatırımlarının önünün tekrar açılması konularını da eklemek gerekiyor. Tarım alanında, üretici çiftçiye verilen mazot desteklerinin katlanması gerekiyor. Tarım alanında ithalat oldukça yüksek seviyelere ulaştı. Buna pamuk da dahil. İthalattan dolayı kaybolan üretim çiftçi gelirlerinin azalması ve tarımsal büyümenin düşmesi manasına geliyor.

Yeni hükümetin orta vadeye eğilmesi kalıcı ekonomik etkileri azaltacak ve darbe girişiminin olumsuz etkilerini ortadan kaldıracaktır. Bu arada, Devlet Memurları Kanunu’nun gözden geçirilmesi çok doğru bir politika tercihi. Buna iş ortamının düzeltilmesiyle ilgili hızla gerçekleştirilecek tedbirler de eklenmeli.