Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın İstanbul Finans Zirvesi’nde yaptığı konuşma Merkez Bankası’nın son dönemdeki “görev algısının” devam ettiğini teyid etti. Başçı, kendi sözleriyle bu algıyı şöyle ifade etti:
“Şimdiye kadar olduğu gibi bundan böyle de Merkez Bankası, gerek fiyat istikrarını sağlayıp sürdürmek gerekse finansal istikrara kendi görev alanında katkı yapmak amaçlarıyla çalışmaya devam edecektir. Türkiye kendi geçmişinden çıkardığı dersleri ve son on yılda uygulamaya koyduğu politikalar sonucunda gösterdiği performansı uluslararası platformlarda paylaşarak küresel finansal istikrara da katkı yapmaya devam edecektir.”

Başçı’yı tanıyanlar, mühendislik eğitiminin de etkisiyle analitik bir kafaya sahip olduğunu bilirler. Başçı konuşmasında bunu yaptığı bir kategorizasyonla hem teyit etti hem de Merkez Bankası’nın finansal istikrar konusundaki pozisyonunun altını tekrar çizmiş oldu.
Başçı finansal istikrar konusunda yetkililerce “önleyici politika” izlenmesi gerektiğini söylüyor. ABD’de 20 yıla yakın Merkez Bankası Başkanlığı yapan Alan Greenspan’ın finansal krizlerin önlemeyeceğine inandığını buna karşılık, İsveç Merkez Bankası Başkanı ve aynı zamanda Basel Komitesi Başkanı Stefan Ingves’in (“Ingves yaklaşımı”) ise finansal krizlerin doğru tedbirlerin doğru zamanda alnmasıyla krizlerin önlenebileceğini söylüyor. Başçı birincisine “Greenspan” yaklaşımı ikincisine de “Ingves” yaklaşımı adını veriyor.

Tartışmayı bu şekilde çerçeveleyince Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın bu yelpazede nerede yer aldığını da bir kez daha belirtmiş oluyor. Merkez Bankası’nın önümüzdeki dönemde temel görevi Avrupa’nın yaşadığı (ve Amerika gibi diğer merkezlerde tekrar nüksedebilecek) finansal krizin etkilerinden koruyabilmek. Bunun sağlanması için içeriden gelebilecek risklerin de iyi takip edilmesi ve kontrol edilmesi gerekiyor. Yani, büyüme için faiz koridoru (üst taraftan başlamak üzere) daraltılmaya başlansa ve hatta politika faizi düşürülse dahi kredi büyümesi Merkez tarafından yakından izlenecek. BDDK bankacılık sisteminin istikrar açısından denetlenmesinde yanlış almayacak.
Yani eğer Merkez Bankası’nın önceliklerini bir sıraya koyacak olsak ortaya şu çıkıyor. Birinci sırada iki eş amaç: fiyat istikrarı ve finansal istikrar. Üçüncü sırada ise büyüme.

01 Ekim 2012, Pazartesi