Murat Yülek, Dünya, 24 Aralık 2012

Köprü ve otoyollar geçen hafta özelleştirildi. Her özelleştirmeden sonra olduğu gibi kafa karıştırıcı birçok rakam ve bilgi ortalıkta dolaşıyor. Bunların çoğu da hatalı. Duruma soru cevaplarla göz atalım.

Soru: Özelleştirilen karayolları ve boğaz köprülerinin mülkiyeti kamudan bir takım özel sektör kuruluşlarına mı geçti?

Cevap: Hayır. Yolların ve köprülerin mülkiyeti devlette yani halkta kaldı.

Soru: O halde özelleştirilen neydi?

Cevap: Özelleştirilen şey söz konusu yol ve köprülerin 25 yıl boyundaki işletme hakkıydı.

Soru: Özelleştirmeyi kazanan grubun maliyet, sorumluluk ve getirisi nedir?

Cevap: Özelleştirmeyi kazanan Koç-Ülker-Malezya’lı UEM grubu 25 yıl boyunca yol ve köprülerin bakım onarım sorumluluğunu üzerine alıyor. Gerekli bazı yeni yatırımları yapmayı ve verilen hizmetin kalitesini yükseltmeyi de taahhüt ediyor. Ayrıca devlete işletme hakkını devralmaya karşılık bir bedel ödüyor. Bunun karşılığında söz konusu altyapı varlıklarının gelirlerini 25 sene boyunca topluyor.

Soru: Devlet söz konusu yollardan elini ayağını çekiyor mu?

Cevap: Hayır. Öncelikle, devlet özelleştirilen yol ve köprülerde verilen hizmetin kalitesini halk adına denetleyecek. İkinci olarak sürücülerin mağdur olmamaları için yol ve köprüleri kullanma fiyatlarının gereğinde fazla yükseltilip yükseltilmediğini izleyecek ve gerekirse engel olacak.

Soru: Devlet özelleştirme sonucunda ne büyüklükte bir geliri kaybetmiş olacak?

Cevap: Devlet özelleştirilen varlıklardan gelir elde ediyordu ancak bakım onarım gibi maliyetleri de vardı. Devletin özelleştirme sonrasında kaybedeceği net gelir 2011 yılı için 220 milyon dolar seviyesindeydi. 2012 yılında ise net gelir muhtemelen bir miktar düşecek. Aslında devletin kaybedeceği net gelir bunlardan da daha düşük bu hesaplamalara devletin karayolları için harcadığı bazı maliyetler dahil edilmiyor. Uzun vadede bu dış maliyetler de düşeceği için özelleştirmeden devletin kaybettiği net gelir esasında daha düşük olacak.

Soru: Bunun karşılığında devlet ne gelir elde etti?

Cevap: Bugünün parasıyla 5.7 milyar dolar.

Soru: Bu yeterli bir rakam mıdır?

Cevap: Bir varlığın işletme hakkının 25 yıllığına devredilmesi karşılığında yıllık gelirinin 26 katına satılması oldukça iyi bir değere devredilmesi manasına geliyor. Türkiye’de gayrimenkuller yıllık gelirinin 15-20 katı değerlere satılıyor. Oysa söz konusu karayolları varlıkları 25 yıllığına ve bundan  çok daha yüksek bir çarpanla devrediliyor.

Soru: İleride trafik artacağına göre yıllık net gelir de artacak. Bu durumda da alınan fiyat iyi mi?

Cevap: Evet. Otoyol gelirlerinin büyük kısmı kuzey batıda yer alan yol ve köprülerden geliyor. Bu “segmentlerde” önümüzdeki yıllarda yaşanacak trafik büyümesi sınırlı olacak. Zira buralarda hem trafik seviyeleri zaten kapasitenin yüzde yüze yaklaşmış seviyelerde, hem alternatif arterler inşa ediliyor ve hem de özelleştirilen yol ve köprüler kapasitelerine ulaşmış durumda. Trafik artışları kalan segmentlerde daha sınırlı olacak ve uzun yıllar alacak. Ancak bu gerçekleşirse özelleştirmeyi kazanan gruplar kadar Türkiye için de iyi olur. Ayrıca, 25 yıl sonra artan trafiğin geliri yine T.C. devletine kalacak.

Soru: O halde özel sektör neden bu kadar yüksek fiyat veriyor bu varlıklara?

Cevap: Yolları 25 yıllığına devralan şirketler birkaç yolla net gelirlerini artırmaya çalışacaklar. Öncelikle yıllık bakım onarım maliyetlerini yeni teknik ve yönetim usulleriyle kısmaya çalışacaklar. İkinci olarak yeni yapacakları yatırımlarla trafik gelirinin artırmaya çalışacaklar. Üçüncü olarak şu anda yolların üzerinde mevcut olamayan gelir getirici mekânlar oluşturacaklar.

Soru: Bu yeni yatırımlar ve gelir getirici mekânlar 25 yıl sonra kime kalacak?

Cevap: Devlete.Devirde tüm yaptıkları altyapı devlete kalmış olacak.