29.09.2014, Murat Yülek, Dünya
Türkiye’de de, başa ülkelerde de bankacılık kesimi kalkınma sürecinde rol oynamıştır. Ancak kaynaklar açısından mevduata dayalı olan ticari bankacılık doğrudan kalkınma sürecini destelemekten çok işletmelerin işletme sermayesinin ya da ticaretin (ve şimdi de halkın / tüketicilerin finansmanında) rol oynamıştır. Bunun bir çok sebebi vardır.
Ticari bankacılığın kısıtlarından dolayı, değişik ülkeler (özellikle ‘geç kalkınanlar’) kalkınma finansmanını sağlayabilmek için farklı yöntemlere başvurmuştur. Alman kalkınmasında ‘universal’ bankalar önemli rol oynamıştır örneğin. Amerika Birleşik Devletleri’nde sermaye piyasaları da önemli görev görmüşken Japonya ve Kore gibi ülkelerde bankacılık sisteminin nominal faizleri kontrol altına alınarak finans sisteminin özellikle sanayi kesimine düşük reel faizli kredi sunması hedefl enmiştir. Read More