21.04.2014, Murat Yülek, Dünya
19. yüzyılda Avrupa’da kentler hızla büyümeye ve kalabalıklaşmaya başladı. Bununla birlikte ‘hareket’ / ‘mobilite’ sorunları da büyüdü. Bu yeni sorunlar kent ulaşımıyla ilgili yeni çözümleri gerektirdi; yeni çözümler de yeni sorunları.
Bu sorun-çözüm-sorun devinimini görmek için kısaca Paris’e bakalım. 1830’larda ‘hareket’ ya da ‘hareketlilik’ sorununa ilk getirilen çözümlerden bir tanesi ‘atlı otobüslerdi.’ İçten yanmalı motorun henüz icad edilmediği bir ortamda at gücüyle çalışan ve çok sayıda insanı belirli noktalar arasında taşımaya yönelik bir çözümdü. Ancak atlı otobüsler, atlar ve yayaların aynı alanlarda hareket etmesi kaza ve kayıplara sebep oluyordu. Bu farkedilince, trafik yöneticileri, bazı yolları sadece taşıt araçlarına tahsis etti; bu yüzyıl açısından yabancı bir fikir olmasa da o zaman için ‘yeni’ bir fikirdi. Read More