Home

Sürdürülebilir kent lojistiği

21.04.2014, Murat Yülek, Dünya

19. yüzyılda Avrupa’da kentler hızla büyümeye ve kalabalıklaşmaya başladı. Bununla birlikte ‘hareket’ / ‘mobilite’ sorunları da büyüdü. Bu yeni sorunlar kent ulaşımıyla ilgili yeni çözümleri gerektirdi; yeni çözümler de yeni sorunları.

Bu sorun-çözüm-sorun devinimini görmek için kısaca Paris’e bakalım. 1830’larda ‘hareket’ ya da ‘hareketlilik’ sorununa ilk getirilen çözümlerden bir tanesi ‘atlı otobüslerdi.’ İçten yanmalı motorun henüz icad edilmediği bir ortamda at gücüyle çalışan ve çok sayıda insanı belirli noktalar arasında taşımaya yönelik bir çözümdü. Ancak atlı otobüsler, atlar ve yayaların aynı alanlarda hareket etmesi kaza ve kayıplara sebep oluyordu. Bu farkedilince, trafik yöneticileri, bazı yolları sadece taşıt araçlarına tahsis etti; bu yüzyıl açısından yabancı bir fikir olmasa da o zaman için ‘yeni’ bir fikirdi. Read More

Kahraman tersaneciler

14.04.2014, Murat Yülek, Dünya

Türkiye’de sanayici olmak zor. Ama sanayi olmazsa Türkiye önemli bir istihdam kaynağından ve döviz gelirlerimizin büyük kısmından mahrum kalırdı. Ayrıca, sanayi sektörünün ‘bağlantıları’ ve ‘pozitif dışsallıkları’ oldukça yüksek. Yani, özellikle gemicilik, otomotiv ya da havacılık gibi sanayi alt sektörlerinin canlanması kendileri dışındaki alt sektörleri ve hizmet sektörünü de canlandırıyor.

Lafı tersaneciliğe getireceğim. Yukarıda da değinildiği gibi bu sektörün dışsallıkları ve bağlantıları yüksek. Yani, sektörün canlanması, ona tedarikçilik yapan diğer sanayi kolları üzerinde de olumlu etki yapıyor.

Yıllar boyu bu sektör, gazetelerimizde, işçilerin can verdiği korku alanları olarak yer etti. Oysa sektör zirve yaptığı 2007 yılında doğrudan 34 bin kişilik istihdam üretti. Muhtemelen en az bir o kadar da dolaylı istihdam ürettiği düşünülebilir. Muhtemelen diyorum çünkü maalesef ülkemizde bu tip etki çalışmaları pek yapılmıyor. Bu dönemde, Çin, Güney Kore, Japonya gibi devleri bir tarafa bırakırsanız Türkiye, gemi inşa kapasitesi 1 milyon DWT, tamir kapasitesinde ise 15 milyon DWT ile yukarılara yükseldi. Read More

Reel kur, ihracat hacmi ve sanayi üretimi

24.03.2014, Murat Yülek, Dünya

Geçen sene ortalarından itibaren, kurlar iç ve dış siyasi sebeplerle yükselişe geçti. Yani TL nominal olarak değer kaybetti. Bu nominal değer kaybı reel kurlara da yansıyınca reel kurlar da değer kaybetti. Ancak bu değer kaybı, TL zaten aşırı değerli olduğu için ‘normale dönüş’ manasına geliyor.

Normal (ya da literatürdeki tabiriyle ‘temel’) değerin ne olabileceği üzerinde geçen yıl Ağustos ayında bu köşede bazı hesaplar yapılmıştı. Bugün şu kadarını (tekrar) söyleyelim ki, Türk lirasının en azından bugünkü reel değerini orta uzun vadede korumamız gerekiyor. Bunu yapabilirsek, orta vadede cari dengenin sürdürülebilir hale gelmesiyle ilgili ilk ve en önemli faktörlerden birisini sağlamış olacağız. Read More

Sanayi sektörü ve ihracatımız: Bazı rakamlar

17.03.2014, Murat Yülek, Dünya

2014 yılı Ocak ayı sanayi üretimi rakamları neredeyse harika. Hele hem Türkiye hem de çevre ülkelerdeki siyasi ve sosyal gelişmelerin menfi etkisi dikkate alınınca. İlk baştan söyleyelim; bu yükseliş büyük ölçüde, kur ve dış pazarlardaki nisbi canlanma sayesinde ihracatın canlanmasından kaynaklanıyor. İhracat kurun etkisiyle önümüzdeki aylarda olumlu bir trend kırılması yaşamaya devam edecek; bu da ya sanayi üretiminin aynı kırılmayı yaşaması ya da belli aylarda sanayi üretiminde sıçramalar olmasına sebep olacak gibi görünüyor. Ancak, reel kur yeniden enflasyon farklarından dolayı değer kazanmaya devam ederse bu hikaye de 2011 sonrası gibi sonuçlanabilir. Read More