Türkiye raylı sistem yetkinliklerini kazanmalı

Bu köşede son yıllarda tekrar tekrar ele alınan konulardan bir tanesi raylı sistemlerin yerli imalatında Türkiye’nin yetenek kazanması gerektiği. Buna neden gerek var? Bu da, yine bu köşede ele alınageldi.

Birincisi; raylı sistemler oldukça yaygın ve güçlü teknolojileri kapsıyor. Uzmanları, motorları bir tarafa bırakırsanız raylı sistemlerdeki elektronik ve mekanik teknolojilerin uçak teknolojileriyle eşdeğer olduğunun altını çiziyorlar. Dolayısıyla, raylı sistemleri “öğrenmek” için yaptığınız yatırımın size çok yaygın alt sektörlerde geri dönüşü oluyor. Buna ‘taşma’ ya da ‘pozitif dışsallık’ deniyor.

Read More

Şubat enflasyonu

Şubat ayı enflasyonu para politikasının seyri açısından önemli olacak. Manşet enflasyonda Kasım ayından itibaren düşüş eğilimi belirginleşmişti. Ocak ayında da, beklendiği gibi, bir puana yakın bir iniş yaşandı. Bu inişte, 2013 yılı ikinci yarısından itibaren enerji grubu olumlu rol oynarken, gıda grubunu menfi etki yapmıştı. Ekim 2014’den sonra her iki grup da manşet enflasyonun düşüşünde yön olarak olumlu rol oynadı. Bu iki fiyat grubunun toplam TÜFE içindeki payı yüzde 30. Dolayısıyla, bu iki grubun hareketi, TÜFE üzerinde oldukça etkili.

Yönü düzelse de, gıda grubu enflasyonu seviye olarak hala sepetin üzerinde. Ocak ayı itibariyle, işlenmemiş ve işlenmiş gıda fiyatlarında 12 aylık artış sırasıyla yüzde 9,39 ve yüzde 12,56 olurken TÜFE manşet enflasyonu yüzde 7,24’e geriledi. Read More

İslam Ülkeleri ne kadar İslami

Fransa’da bir mizah dergisinin, tirajını artırmak için, Hz Muhammed’e hakaretler içeren çizimler yayınlamasının ardından gelen acı olaylar, başta Müslümanların büyük kısmı olmak üzere tüm dünyayı üzdü. Ülkemizde ve diğer bazı ülkelerdeki benzer anlayıştaki yayın organlarının yine tiraj isteğiyle çizimleri yeniden yayınlaması, 21. yüzyıla ulaşmış olsak da uygarlığın temeli olması gereken ‘saygı’ ilkesini hala edinemediğimizi gösteriyor. Read More

Seçim sonrasında ekonomi dönüşüm programı gerekli

Haziran ayından sonra Türkiye dört senelik seçimsiz bir döneme giriyor. Bu dönem ekonomik açıdan yeni bir değişim, yeni bir atılım dönemi haline getirilebilir. Bu fırsatın iyi değerlendirilmesi gerekiyor. 2002 yılından sonra Türkiye makroekonomik açıdan önemli bir atılım gerçekleştirdi. Kişi başına gelir yükseldi. Enfl asyon oranları düştü. Bankacılık kesimi sağlamlaştı ve kamu yerine şirketler ve tüketicileri fonlamaya başladı. Kamu maliyesi ve borç oranları düzeldi. Bütçedeki faiz yükü reel olarak geriledi. Bu sonuncunun üzerinde pek durulmuyor. Ancak çok önemli, zira bütçeye diğer kalemlerde esneklik sağlıyor. Read More