Mayıs ayında bütçe gerçekleşmeleri olumlu seyretti. Faiz dışı denge 7 milyar TL, toplam bütçe dengesi de da 4.6 milyar TL fazla verdi. Bu fazlalarla ilk beş ayda faiz dışı denge, geçen sene 20 milyar TL’sından  24 milyar TL’sına yükseldi. İlk beş ayda toplam bütçe açığı ise hemen hemen sıfırlandı (432 milyon TL).

Mayıs ayında büyük bir bütçe fazlası verilmesinde en önemli itici güç faiz harcamalarındaki düşüş oldu. İlk dört ayda faiz harcamaları bu yıl geçen seneye göre beş milyar TL’sının üzerinde artarak 22 milyar dolara yükselmişti. Mayıs ayında faiz harcamaları geçen yıla göre 1.5 milyar doların üzerinde (yüzde 40) düştü.

Faiz hariç giderler, mayıs ayında reel olarak yüzde 9 civarında yükseldi. Bu önemli bir artış oranı ve gelirlerin artış oranının üzerinde. Bu artışın ana belirleyicisi yine sosyal güvenlik açığı oldu. Sosyal güvenlik açığı, sosyal güvenlik sisteminin kendi kendisine yeter kaynağı üretememesi sebebiyle devlet bütçesinden sağlanan “yama” manasına geliyor. Mayıs ayında bu açık 2 milyar TL oldu. Yani önceki seneye göre yüzde 61 oranında yükseldi. Böylece ilk beş ayda açık yüzde 16 artarak 28 milyar TL’sına ulaştı.  Oysa merkezi hükümet yatırım harcamalarının tümü mayıs ayında 2 milyar TL, ilk beş ayda ise 5,3 milyar TL oldu. Yani hem sosyal güvenlik açığının hem de faiz harcamalarının yaklaşık beşte biri.

Kısacası harcama tarafında dinamik olarak en önemli sorunumuz sosyal güvenlik sistemindeki delik. Bu delik giderek büyüyor. Eskiden en önemli sorun faiz deliğiydi. Şimdi sosyal güvenlik faizleri geçti. Büyüme hızı da faizlerin üzerinde. Dolayısıyla sosyal güvenlik bütçe dengelerinin en önemli tartışma konusu olmaya devam edecek.

Gelirler tarafında önceki aylara göre iyi haberler var. Mayıs ayında toplam vergi gelirleri yüzde 14 yükseldi. Yani reel olarak yüzde 5 arttı. Bu ekonomik aktivite açısından iyi haber. Daha da iyisi, ilk beş aydaki gelişmeyle karşılaştırıldığında, ekonomik faaliyetin çeyrekte ilk çeyreğe göre hızlanmış olabileceğini gösteriyor. Zira İlk beş ayda vergi gelirleri reel olarak yüzde 2.4 büyüdü.
Ancak alt kalemlerde müspet gelişmelerle birlikte menfi gelişmeler de göze çarpıyor. Kurumlar vergisi tahsilatı Mayıs ayında yüzde 26 oranında (nominal) arttı. İlk beş aydaki artış yüzde 17’ye ulaştı. Bunda vergi affı gelirlerinin etkisi var. KDV gelirlerindeki artış nispeten düşük; faaliyetteki güçlenmenin yeterince iyi olmadığını gösteriyor. Buna karşılık mayıs ayında önceki aylara göre yükselme görülüyor. İlk beş aydaki reel artış yüzde 1 iken mayıs ayı tek başına yüzde 2.8 artışa işaret ediyor.

İthalattan alınan vergiler reel olarak azalmaya devam ediyor. Bu olumlu bir gelişme. İthalata dayalı bütçe modelinden uzaklaşmış oluyoruz. Ancak burada da Mayıs ayı ile ilk beş ayı karşılaştırdığımız zaman aktivitenin hızlandığı sonucuna ulaşıyoruz.

Sonuç olarak, bütçenin görünümü iyi. Nisan ayına göre olumlu gelişme de göze çarpıyor. Ancak sosyal güvenlikten kaynaklanan uzun dönemli riskler ve vergi geliri artışında, aktivitedeki yavaşlamadan kaynaklanan kısa dönemdeki nispi yavaşlama göze çarpıyor.